Batı AsyaDünya

Bekai: İsrail, ABD’nin sağladığı silahlarla İran’a saldırdı

Tesnim Haber Ajansının haberine göre İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekai, 16 Haziran Pazartesi günü haftalık basın toplantısına katılarak soruları yanıtladı: ‘Bugün, İran’ımızın işgalci rejim tarafından işgal edilmesinden bu yana ilk basın toplantımı yapıyorum. Bugün, işgale karşı ulusal savunmanın dördüncü günü’ ifadelerini kullandı.

Bu rejimi destekleyen tüm ülkeler İran’ın hafızasında kalacak

İran’ın meşru müdafaa hakkını kullandığını belirten Bekai, ‘Bu rejimi destekleyen ve onu meşrulaştırmaya çalışan tüm ülkeler bu saldırının suç ortağı olarak kabul edilir ve isimleri İran’ın hafızasında suç ortağı olarak kalacaktır’ dedi.

‘Rejimin dokunulmazlığı, küresel barışı ve güvenliği benzeri görülmemiş bir tehdide maruz bıraktı’ diyen Bekai, BM’yi hemen harekete geçmeleri konusunda uyardı.

Siyonist rejimin saldırıları tüm uluslararası normları ihlal ediyor

İsmail Bekai şunları ekledi: Siyonist rejimin saldırıları yerleşim alanlarını ve nükleer tesisleri hedef alıyor ve tüm uluslararası normları ihlal ediyor. Bu savaş sadece İran’a karşı değil, insan medeniyetine karşı bir savaştır. Bu savaş, binlerce yıldır bölgede kök salmış bir ülkeye karşı soykırımcı ve apartheid bir varlığın yürüttüğü bir savaştır. Bu savaş hukukun üstünlüğüne aykırıdır, BM Sözleşmesi’ne aykırıdır, bu nedenle barışçıl bir arada yaşamaya inanan her hükümet, bu suçu durdurmak ve rejimi sorumlu tutmak için harekete geçmek zorundadır.

İsmail Bekai, tüm ülkelerin, özellikle dost ülkelerin ve Güvenlik Konseyi’nde nüfuz sahibi olanların kapasitelerini kullanmalarını beklediklerini belirtti; saldırganlık haklı çıkarılamaz dedi.

Amerika bu saldırganlığın bir parçasıdır

Bekai, müzakere masasındayken bu saldırıların gerçekleştiğini belirterek: ABD’nin desteği olmadan Siyonist rejimin bu eylemi gerçekleştirmesi düşünülemez. Amerikalı politikacılar bu saldırganlığın bir parçasıdır’ ifadelerini kullandı.

Saldırganlık var olduğu sürece onurumuzu ve halkımızı savunacağız

Rusya ve Umman’ın arabuluculuk çağrısına ilişkin soruya cevap veren Bekai şöyle dedi: Diplomatik unsurların ve silahlı kuvvetlerin odak noktası İran ulusunu savunmaktır. Arabuluculuk isteyen herhangi bir taraf önce rejimi suçu durdurmaya zorlamalıdır. İlk adım, rejimi saldırganlığı durdurmaya zorlamak olmalıdır. Saldırganlık devam ettiği sürece onurumuzu ve halkımızı savunacağız.

İran saldırganlığa kesinlikle cesur bir karşılık vermelidir

Diplomasi silahlı kuvvetlerin yardımına tüm gücüyle gelmeli vurgusunda bulunan Bekai, silahlı kuvvetlerle birlikte, İran milletini savunmak ve bu tehlikeyi püskürtmek için hiçbir çabadan kaçınmayacaklarını belirtti: ‘Bu saldırganlığa kesinlikle cesur bir savunmayla karşılık verilmelidir’ dedi.

Bekai, saldırılarda bazı uluslararası misyonların hasar görüp görmediğiyle ilgili soruya yanıt olarak şunları söyledi: Rejim yetkililerinin tüm iddialarının aksine, özellikle Hekim Hastanesi olmak üzere konut binalarına saldırı düzenlendi. Hedef oldukça açık, İranlı vatandaşlar rejim tarafından saldırıya uğradı. Diplomatik misyonlarla ilgili olarak, İran’daki ABD Çıkarlarını Koruma Dairesi Başkanı olan bir diplomatın ikametgahına yönelik iki saldırı raporumuz var, ancak kendisi orada değildi.

Siyonist rejim çok katmanlı ve birleşik bir savaş başlattı

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Siyonist rejimin İran halkına karşı yürüttüğü psikolojik savaşla ilgili olarak şunları söyledi: Siyonist rejim, İran milletine karşı çok katmanlı ve hibrit (karma) bir savaş başlatmıştır. Ancak açık olan şu ki, İran halkı böyle bir rejime karşı dikkatli olmayı öğrenmiş ve bu tür saldırılardan etkilenmemeyi başarmıştır. İran Silahlı Kuvvetleri, Allah’ın yardımıyla savunma halindedir ve ancak kararlı bir savunmayla başarı sağlanabilir.

Görevimiz, tüm gücümüzle bu saldırılara karşı savunma yapmak

‘Hiç şüphe yok ki, İsrail’in bölgedeki temel hedefi kaos yaratmak ve bölge ülkelerini zayıflatmaktır; böylece tehlikeli ideolojisini bu coğrafyada ilerletebilir’ diyen Bekai şöyle devam etti: Biz bu savaşı, İran’ın varlığına ve her bir İran vatandaşına karşı açılmış bir savaş olarak görüyoruz. Görevimiz, tüm gücümüzle bu saldırılara karşı savunma yapmaktır. İran’ın nükleer programı ise sadece bir bahanedir; bu programın sapma gösterdiğine dair hiçbir kanıt yoktur. Bütün bunlar sadece birer bahane ve asıl amaçları İran’ı zayıflatmaktır.

Bekayi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatıp kapatmayacağına ilişkin soruya cevaben şunları söyledi: İzin verin kendi hareket tarzımız hakkında konuşayım; bu konular, savunma güçlerinin sözcülerinin yetki alanındadır. Ancak şunu vurgulamak isterim ki İran, uluslararası hukukun ilkelerine bağlı bir ülkedir. Bu savaş, bize dayatılmış bir savaştır ve saldırganlar, çatışmayı diğer bölgelere ve aktörlere yayma peşindedir. Sorumluluk onlara aittir; bu rejimin bölgede daha fazla kötülük yaymasını engellemek onların görevidir.

İlgili Makaleler