
Tesnim Haber Ajansının haberine göre Ümid Fezâ bilgi tabanlı şirketinin genel müdürü Hüseyin Şehrabi, Tesnim Haber Ajansı’nın uzay ve astronomi muhabiriyle yaptığı röportajda, 5 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen Kevser ve Hüdhüd uydularının fırlatmalarına değinerek şunları söyledi: “Her iki uydu da belirlenen kontrol listelerinin bir kısmını başarıyla tamamladı; Kevser yaklaşık yüzde 90, Hüdhüd ise yüzde 70 oranında. Ancak dürüstçe söylemek gerekirse bazı konularda başarısız olduk.”
Şehrabi sözlerine şöyle devam etti: “Kevser uydusunda kontrol listesinin yüzde 90’ından fazlası başarıyla tamamlanmasına rağmen görüntü çıktısı elde edilemedi. Ana sorun, uydu durum kontrolü ile güneş enerjisi emilimi arasındaki doğrudan bağlantıydı. İlk tasarıma göre, önce durum kontrolünün iyileştirilmesi, ardından güç sisteminin istenen performansa ulaşması gerekiyordu; ancak bu gerçekleşmedi. Her ne kadar uydu yörüngede, güneş enerjisini uygun şekilde alabildiği noktalarda sinyaller alsa da, görüntü elde edemedik.”
Yeni projeye değinen Şehrâbî şöyle konuştu: “Bir sonraki uydu, Kevser ve Hüdhüd’ün başarıya ulaşacağı varsayımıyla tasarlandı ve bu iki görevin birleşik özellikleri, Kevser’in geliştirilmiş versiyonuna dâhil edildi. Bizim bakış açımıza göre bu versiyon, Kevser’in ‘bir buçuk’ revizyonudur. Ancak uluslararası kayıtlarda ve bilişim alanında ‘Du Nema-yı 1’ (çift görüntü) adıyla tescil edilmiştir. Bu isimlendirme, uydunun planlanan takımyıldız sistemi için ilk hibrit uzaktan algılama ve haberleşme örneği olmasından kaynaklanmaktadır.”
Şehrabi, bu versiyonda durum kontrolü ile güç alımı arasındaki bağlantı probleminin çözüldüğünü, uydu gövdesindeki güneş hücrelerinin sayısının artırıldığını ve Kevser ile Hüdhüd’daki üç haberleşme bağlantısından en iyi olanlarının seçilerek bu uyduya monte edildiğini belirtti. Ayrıca S bandı bağlantısının da eklendiğini ve böylece yer istasyonundan uydu durum kontrol programının tamamen değiştirilebilmesinin mümkün hale geldiğini söyledi.
Görüntüleme yüklerine ilişkin ayrıntılara değinen Şehrâbî, geçmişte NIR (yakın kızılötesi) spektrumu ile renkli spektrum arasında GSD bakımından fark bulunduğunu, ancak artık her ikisinin de yaklaşık 3,5 metre seviyesine getirildiğini belirtti. Ayrıca yer testlerinde yüklerin gerçek çözünürlüğünün (GRD) GSD seviyesine yaklaştığını, bunun da merceklerin iyileştirilmesi ve daha uygun koşulların sağlanması sonucu elde edildiğini ifade etti.
Şehrabi, düşük yörünge uygulamalarının önemine vurgu yaparak, teknik iyileştirmelerin yanı sıra uyduyun düşük yörünge uygulama alanlarında da çalışmalar yürütüldüğünü, bu alanda uluslararası bir mutabakat zaptı imzalamayı hedeflediklerini ve bu anlaşmanın uydunun fırlatılmasından önce nihai hale getirilmesini umduklarını söyledi.
Son olarak Şehrabi, “Du Nema-yı 1” uydusunun Aralık ayında Kowsar ve Hüdhüd’ü yörüngeye taşıyan aynı fırlatıcıyla fırlatılmasının planlandığını, uydunun bir aydan kısa bir süre içinde fırlatma operatörüne teslim edileceğini belirtti.



