
Siyonist rejimin Katar’a saldırmasındaki amacını nasıl yorumladığına ilişkin bir soruya yanıt veren Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı, Gazze’ye yönelik İsrail saldırılarının durdurulmasında arabulucu rolü oynayan bir ülkenin topraklarına yönelik Siyonist rejimin saldırganlığını kınarken, “12 günlük savaştan önce, Katar’ın sayın Başbakanı ile yaptığım bir görüşmede, ABD ve Siyonist rejimin tüm bölgeye yönelik hedeflerini anlatırken, hepimizin aynı gemide olduğunu ve tehlikeyi ciddiye almanız gerektiğini vurguladım” dedi.
Dr. Seyyid Kemal Harazi bir röportajında şunları söyledi: “Mayıs ayında Doha’da düzenlenen İran-Arap diyalog toplantısının açılış töreninde yaptığım konuşmada, yakın zamanda Siyonist rejim tarafından işgal edilen Golan Tepeleri’ni ziyaret eden Moşe Dayan’ın, önceki neslimizin 1948’de İsrail’i kurduğunu, bizim neslimizin Golan Tepeleri’ni işgal ettiğini ve gelecek neslin de İsrail’in toprak kalkınması için Nil’den Fırat’a kadar uzanan bir politika uygulayacağını söylediğini aktardım. O konuşmada, Siyonist rejimin tüm bölge için planını açıkladım.”
“Savaştan 12 gün önce aynı seyahatim sırasında, Katar Başbakanı ile yaptığım görüşmede, ABD ve İsrail rejiminin tüm bölgeye yönelik hedeflerini anlatırken, hepimizin aynı gemide olduğunu ve tehlikeyi ciddiye almamız gerektiğini vurguladım. Bugün, perdeler aralandığında ve saldırgan İsrail rejimi Katar’a pervasızca saldırdığında, bölge için Amerikan ve Siyonist senaryosunun bir perdesi daha ortaya çıktı.”
Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı şöyle devam etti: Irak Ulusal Hikmet Hareketi lideri Sayın Seyyid Ammar Hekim ile yakın zamanda yaptığım bir görüşmede, Amerika’nın Ortadoğu için öngördüğü şeyin, Washington’ın bölgedeki çıkarlarını korumak için Amerika’nın vekil unsuru olarak Siyonist rejimin tüm bölge üzerinde hegemonya kurması olduğunu, böylece Amerika’nın enerjisini Uzak Doğu’da harcayarak Çin ile rekabet edebileceğini söyledim.
Harrazi, “Bölge ülkelerinin, İsrail rejiminin Batı Asya ve Kuzey Afrika planını ciddiye almalarının; kendilerini bu rejimin tehdit ve saldırılarına karşı risk altında görmelerinin; bölgenin geleceği ve Amerikan-Siyonistlerin bölgeye egemen olma planını nasıl önleyecekleri konusunda ortak bir karar alıp harekete geçmelerinin zamanı geldi. Bölgede Siyonist rejimin saldırılarına direnen tek güç olan İran İslam Cumhuriyeti, bu konuda bölge ülkelerinin yardımına koşmaya ve bu uğursuz planı etkisiz hale getirme çalışmalarına katılmaya hazırdır.” dedi.
“Bölgesel güvenlik, yabancı üslere ve güçlere güvenerek sağlanamaz. İç güvenlik, bölge ülkelerinin stratejik bir ihtiyacıdır ve bölgesel güvenlik ve savunma paktı mekanizmalarının oluşturulması her zamankinden daha fazla gereklidir. İran İslam Cumhuriyeti bu mekanizmaları oluşturmaya tamamen hazırdır.”




