
El-Meyadin televizyonu, Ali Şemhani’nin, İran İslam Cumhuriyeti Lideri’nin Yüksek Savunma Konseyi’ndeki temsilcisi olarak yaptığı açıklamaya atıfla, depolanmış nükleer maddelerin İran dışına taşınması için herhangi bir gerekçe bulunmadığını ve yüzde 20 düzeyinde zenginleştirmeye geri dönme imkânının mevcut olduğunu bildirdi. Buna göre, tüm karmaşık aşamalara gerek yoktur. Şemhani, bu maddelerin askeri amaçlarla üretilmediğini ve bu yönde bir niyetlerinin de olmadığını ifade etti.
Şemhani, nükleer programlarının barışçıl olduğunu, sahip oldukları kapasitenin tamamen yerli olduğunu ve yüzde 60 düzeyindeki zenginleştirmenin yüzde 20’ye düşürülebileceğini, ancak bunun bedelinin karşı tarafça ödenmesi gerektiğini söyledi.
Şemhani ayrıca, amerikalıların bölgedeki varlığının siyonist rejimi savunmaya yönelik olduğunu kaydetti.
El-Meyadin’in bir diğer sorusuna yanıt veren Şemhani, İslam Devrimi’nin üzerinden geçen kırk yedi yıl boyunca İran’ın hiçbir zaman herhangi bir savaşın başlatıcısı olmadığını ve bu gerçeği değiştirme gibi bir niyetlerinin bulunmadığını dile getirdi.
abd’nin bölgedeki hegemonya arayışına değinen Şemhani, bölgede hegemonya politikasının sona ermesi gerektiğini söyledi.
Şemhani, kendilerine yönelik saldırıların nedeninin direniş cephesinde yer almaları olduğunu belirterek, direniş hareketlerini desteklemeye kesinlikle devam edeceklerini ifade etti.
siyonist rejim ve abd’yi birbirinden ayrı iki unsur olarak görmediklerini yineleyen Şemhani, abd’nin bir saldırı gerçekleştirmesi halinde siyonist rejimi de bu saldırının ortağı olarak kabul edeceklerini ve uygun şekilde karşılık vereceklerini söyledi. Şemhani, siyonist rejime verilecek yanıtın kesin olacağını ve saldırganlığa mutlaka misilleme yapılacağını vurguladı.
Şemhani ayrıca, birçok ülkenin, kendi topraklarının İran’a yönelik herhangi bir saldırının başlatılması için kullanılmasına asla izin vermeyeceklerini açıkladıklarını belirtti.
Müzakerelere ilişkin olarak da konuşan Şemhani, görüşmelerin iki temel şartla, yani tehditlerden uzak durulması ve mantıksız dayatmaların yapılmaması koşuluyla başlatılması halinde, bir görüşmenin mümkün olabileceğini ifade etti.
Şemhani, müzakereler için öne sürdükleri şartlardan birinin, görüşmelerin yalnızca nükleer konuya odaklanması olduğunu ve karşı tarafın abd’nin de müzakerelerin temel konusunun nükleer mesele olduğunu kabul ettiğini söyledi.




