
Ensarullah lideri Abdulmelik Bedreddin el-Husi, “ABD’nin ülkemize karşı gerginliği tırmandırmasının ikinci turu bir buçuk aydan fazla sürdü ve bu süre zarfında ABD’nin hava ve deniz saldırılarının sayısı 1712’yi aştı” diyerek, “Buna rağmen Amerika, utanç verici bir yenilgiyle karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.
İSNA’nın haberine göre, Yemen Ensarullah Hareketi lideri Seyyid Abdulmelik Bedreddin el-Husi, Perşembe günü yaptığı konuşmada bölgesel konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Seyyid Husi, Siyonist rejimin Gazze’deki suçlarına değinerek, “İsrail düşmanı, 19 aydır Gazze’ye yönelik vahşi saldırılarına, yüzyılın suçu olan ve Gazze Şeridi’nde Filistin halkına karşı bir soykırım niteliği taşıyan işgaline devam ediyor. Ne yazık ki bu yüzyılın suçu, İslam topraklarının derinliklerinde ve dünyanın gözü önünde gerçekleşmektedir” dedi.
Seyyid Abdulmelik El-Husi şöyle devam etti: Gazze’deki soykırım suçlarının birçok sonucu vardır ve bunun sorumluluğu İslam ümmetinin, özellikle de Arapların omuzlarındadır. Arapların ve Müslümanların kutsal sorumlulukları olan Allah yolunda cihat ve zulme karşı duruşlarındaki ihmalleri hiçbir şekilde mazur görülemez. Bu durum, ilahi öfke ve gazabı beraberinde getirir. Zulmün boyutu ne kadar büyükse, bu zulmün dünyevi ve uhrevi sorumlulukları ve sonuçları da o kadar ağır olur.
Ensarullah lideri, “Gazze’deki soykırım medyada doğrudan yayınlanıyor ve dünya bunu izliyor. Bu da ümmete daha büyük bir sorumluluk yüklüyor. Hırs, korku ve olumsuz etkiler, İslam ümmetinin sorumluluk duygusunu, vicdanını, değerlerini ve ahlakını kaybetmesine neden olmuştur” ifadelerini kullandı.
İslam ümmeti son derece tehlikeli bir durumda
Seyyid Husi, “İsrail düşmanı sadece belirli bir grubu hedef almıyor, herkesi her türlü yöntemle hedef alıyor ve topyekûn tahribat uyguluyor” diyerek, şunları söyledi: “Ümmet son derece tehlikeli bir durumdadır; çünkü yalnızca Filistin halkının değil, herkesin düşmanı olan İsrail düşmanını görmezden geliyor. Birçok insan, önemli sorumluluklardan kaçmak için yaptığı tercihlerin doğru olduğuna inanabilir; ancak başlarına gelecek olan, ihmal ettiklerinden çok daha tehlikeli, kötü ve büyük olacaktır.”
El-Husi şöyle devam etti: “Siyonistlerin Araplar ve Müslümanlara karşı planı nettir ve onların bakışı, ilişkilerini normalleştiren ya da onlara destek verenlere karşı bile aynıdır. Arap kralları ve liderleri, kendilerini doğru bir şekilde eleştiren insanları öldürebilir; ancak Siyonistlerin onlara yönelik doktrini —ki hayvanlardan bile aşağı bir konumda görürler— buna karşı herhangi bir hassasiyet taşımaz. Siyonistlerin ümmete yönelik yaklaşımı sıradan bir bakış değildir; aksine, Müslümanların ve özellikle de Arapların haklarını ihlal etmeye ve aşağılamaya dayalı bir anlayışa sahiptir.”
Ensarullah lideri şöyle ekledi: “Yahudiler arasında hem ‘dini siyonizm’ hem de ‘seküler siyonizm’ vardır; ancak her ikisi de ümmetimize karşı düşmanlık kültüründe birleşmektedir. Aralarındaki ortak bağ, ‘Büyük İsrail’ projesini gerçekleştirmek için ümmet üzerinde egemenlik kurmaktır. Dini ve seküler siyonizm, Büyük İsrail projesi çerçevesinde sonuçlara ulaşmak için birbiriyle yarışmaktadır. Aynı zamanda, Mescid-i Aksa üzerinde tam kontrol sağlamak, onu yıkmak ve düşmanların uydurduğu ‘Heykel Mabedi’ni inşa etmek gibi planlar da mevcuttur.”
Yemen, soykırımın başından beri Gazze’yi destekledi
Seyyid Husi konuşmasının devamında Filistin direniş güçlerini överek şöyle dedi: “Gazze Şeridi’ndeki direnişçilerin operasyonları, onların bakış açısının etkinliğini ve kararlılık ile istikrarını ortaya koymaktadır. Bu düzeyde bir direniş ve cesaret, ümmetin onların etrafında toplanmasını ve her türlü desteği sunmasını hak etmektedir. Filistin halkı, manevî açıdan direnişin tüm unsurlarına sahiptir; ancak ümmetin desteğine ve yardımına ihtiyaç duymaktadır.”
Seyyid Husi şöyle vurguladı: “İsrail düşmanı çok büyük imkânlara sahip olmasına rağmen, ABD ve Batılı ülkeler tarafından her türlü destek kendisine sunulmaktadır. Peki, Batı’nın düşmana verdiği bu desteğe karşılık olarak, bizim ümmetimiz neden kendi sorumlulukları çerçevesinde güvenliğini sağlamak ve tehlikeyi bertaraf etmek adına Filistin’in yanında durmuyor? Ülkemiz, Gazze’deki soykırımın yeniden başlamasından itibaren, Filistin halkını desteklemek için askeri, resmî ve halk düzeyinde bütünleşik bir tutum sergilemiştir.”
Ensarullah lideri açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bizim desteğimiz, Ramazan’ın 15’inden Zilkade’nin 9’una kadar 131’i aşkın operasyona ulaştı. Bu operasyonlar; balistik, seyir (cruise), hipersonik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildi. Bu kapsamlı destek operasyonları, ABD’nin ülkemize yönelik geniş çaplı saldırılarına rağmen gerçekleştirildi. Bu hafta içerisinde Yafa, Askalan (Aşkelon), Negev, Umu’r-Reşraş (Eilat) ve işgal altındaki Hayfa’ya doğru 10 füze ve İHA ile birkaç operasyon gerçekleştirdik.”
“Ben Gurion Operasyonu”, İsrail’in Yemen füzeleri karşısındaki yenilgisini ortaya koydu
Yemen Ensarullah Hareketi lideri Seyyid Abdulmelik el-Husi, “Lod (Ben Gurion) Havalimanı’na yapılan saldırının yankıları dünya çapında geniş oldu ve birçok uzman ve analistin değerlendirmelerinde yer buldu” dedi.
El-Husi şöyle açıkladı: “Amerikan düşmanı bu hafta Yemen’e yaklaşık 200 hava saldırısı ve deniz bombardımanı düzenledi. Bu saldırıların çoğu sivil bölgeleri hedef aldı. ABD, İsrail düşmanını desteklemede başarısız olduktan sonra doğrudan müdahaleye ve ülkemize yönelik saldırılara yönelmek zorunda kaldı.”
Seyyid Husi, “İsrail’in hedef aldığı tüm yapılar sivil binalardır. Bu durum, Amerika ve İsrail’in Yemen’in askeri yetenekleri karşısında başarısız olduğunun bir kanıtıdır. Amerikan ve İsrail düşmanlarının en büyük hedefi, bizim askeri operasyonlarımızdan kurtulmaktır; ancak bunda başarısız oldular” diye konuştu.
El-Husi şunları vurguladı: “Düşman, halkımızın iradesini, görüşünü, istikrarını ve direncini zayıflatmaya çalışıyor. Halkımızın çıkarlarını hedef almaları, İsrail-Amerikan cephesinin halkımıza tamamen düşman olduğunu açıkça göstermektedir.”
Seyyid Husi, bu haftanın en önemli, büyük ve başarılı operasyonlarından birinin, İsrail’in Ben Gurion adını verdiği Lod Havalimanı’na yönelik saldırı olduğunu belirtti. Bu havalimanının stratejik öneme sahip olduğunu ve düşmanın diğer ülkelerle iletişimde ana geçiş noktası olarak buraya bel bağladığını söyledi. Havalimanının savunması için yoğun ve özel güvenlik katmanları, ABD’ye ait THAAD füze savunma sistemi ve çeşitli hava savunma sistemlerinin konuşlandırıldığını ifade etti.
Ensarullah lideri şöyle devam etti: “Bu operasyon, İsrail’in Yemen füzeleri karşısındaki yenilgisini açıkça gösterdi. Birçok havayolu şirketi işgal altındaki topraklara uçuşlarını askıya aldığını duyurdu, yolcu sayısı azaldı ve turizm ile ticaret sektörleri büyük zarar gördü. Ayrıca, 3 milyondan fazla Siyonist sığınaklara kaçtı ve havalimanının faaliyetleri askıya alındı.”
Seyyid Husi sözlerini şöyle tamamladı: “Siyonist çevrelerde oluşan toplu endişe ve korku durumu, İsrail düşmanına karşı baskı oluşturma açısından önemli bir etkiye sahiptir. Düşman medyası da 27 yabancı havayolu şirketinin Ben Gurion Havalimanı’na uçuşlarını ikinci bir duyuruya kadar askıya aldığını doğruladı.”
ABD, yenilginin ardından saldırıları durdurma kararı aldı
Ensarullah lideri Seyyid Abdulmelik el-Husi konuşmasının devamında, ABD’nin Yemen’e yönelik saldırılarına değinerek şunları söyledi: “ABD’nin ülkemize karşı başlattığı ikinci gerilim dalgası Ramazan’ın 15’inden Zilkade’nin 9’una kadar, yani bir buçuk aydan fazla sürdü. Bu süreçte ABD tarafından ülkemize yönelik hava ve denizden toplamda 1712 saldırı ve bombardıman düzenlendi. Bu gerilim dalgası çok açık bir şekilde tırmanıştaydı; ancak utanç verici bir yenilgiyle sonuçlandı. Milletimiz, bu gerilimin artmasına rağmen yüzlerce bölgede milyonluk katılımlarla yürüyüşler düzenledi ve bu gösteriler dünya çapında benzersizdi.”
Seyyid Husi şöyle devam etti: “Bu yenilgi karşısında Amerikan düşmanı, bu desteği (İsrail’e) durdurma kararı aldı ve bunu Umman’daki kardeşlerimize iletti. Yemen’in duruşu, Trump’ın dediği gibi teslimiyet değil, tam tersine imani bir duruştu ve teslimiyet bizim yapımızda mümkün değildir. Biz Yemen halkı olarak, inancımızdan kaynaklanan bir bakış açısıyla Filistin halkını İsrail düşmanına karşı destekliyoruz. Eğer bu duruş etkisiz ve sadece bir gösteri olsaydı, Amerikan düşmanı tüm kapasitesini, uçak gemilerini ve bombardıman uçaklarını seferber etmezdi. Saldırıların genişliği ve ABD’nin hazır duruma geçmesi, Yemen’in bu bakış açısının ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.”
El-Husi şu ifadeleri de kullandı: “Filistin halkına verdiğimiz destek, İsrail’e ait gemilerin deniz taşımacılığına doğrudan yasak getirmek yoluyla tamamen başarılı oldu. Uçak gemilerini yoğun şekilde hedef aldık ve F-18 savaş uçağının düşürülmesi bu operasyonların etkisini açıkça ortaya koydu.”
Ensarullah lideri şunları vurguladı: “Sloganımız her zaman ‘Kahrolsun Amerika, kahrolsun İsrail’ olmuştur ve önceliğimiz, ister işgal altındaki toprakların derinliklerine yönelik bombardımanla, ister İsrail gemilerine yasak uygulamakla olsun, Filistin halkını desteklemektir. Bu konudaki duruşumuz nettir. Eğer Amerikan düşmanı saldırıların üçüncü aşamasını başlatırsa, biz buna karşı koymaya tamamen hazırız.”
Son olarak el-Husi, Yemen halkını başkent Sana ve diğer illerde, Cuma günü Filistin halkına destek ve İsrail düşmanına karşı direnişi ilan etmek amacıyla milyonluk yürüyüşlere katılmaya davet etti.
Ensarullah lideri Seyyid Abdulmelik el-Husi, Hindistan ve Pakistan arasındaki gerilime değinerek İslam ülkelerine sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu ve şöyle dedi: “Amerika, Hindistan’ı Pakistan’a karşı kışkırtıyor. Bu nedenle, bu gerilimi kontrol altına almak ve Amerika’nın bu yöndeki çabalarını boşa çıkarmak için ciddi girişimlerde bulunulması gerekiyor.”
El-Husi, “Amerika, Hindistan ile Pakistan arasında yıkıcı bir savaş çıkarmaya çalışıyor. İran’ın bu konuda takdire şayan girişimleri başlamış durumda ve bu gerilimi dizginlemek için daha kapsamlı ve yoğun çabalar gösterilmesi gereklidir,” ifadelerini kullandı.
Ensarullah lideri ayrıca Sudan’daki durumu da değerlendirerek, “Orada yaşananlar çok büyük can ve mal kayıplarına yol açan bir felakettir” dedi.




