
Uluslararası petrol tankerlerini izleyen web siteleri, İran’ın Çin’e yaptığı petrol ihracatında rekor kırıldığını bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, kısa süre önce İran petrolünü Çin limanlarına taşıyan bazı petrol tankerlerine yaptırım uyguladı; ancak bu adım şu ana kadar somut bir sonuç doğurmadı. Parstoday’in haberine göre, S&P kurumu cumartesi günü yayımladığı raporda, İran’ın Çin’e yaptığı petrol ihracatının Mart ayında günlük 1 milyon 910 bin varile ulaştığını duyurdu.
Bu arada Kpler şirketi, Çin limanlarının hâlâ yaptırım altındaki tankerlerden petrol boşaltmaya devam ettiğini ve Mart ayındaki 8 milyon tonluk ithalatın en az 1 milyon tonunun, bir kısmı daha önce Rus ham petrolü taşıyan 10 yaptırımlı tanker aracılığıyla ülkeye girdiğini açıkladı.
Bir diğer habere göre, İran Ulusal Petrol Şirketi 2025 yılının dördüncü ayında (Nisan) çeşitli İran ham petrol türlerinin satış fiyatlarını duyurdu. Buna göre, “İran hafif ham petrolü”, Kuzeybatı Avrupa ve Güney Afrika pazarlarında, Nisan ayında Kuzey Denizi Brent petrolüne göre 1.75 dolar daha yüksek fiyattan sunulacak. Aynı pazarlarda, “İran ağır ham petrolü” ise Brent’e göre 5 sent daha düşük bir fiyattan işlem görecek. “Furuzan petrolü” ise Brent’e kıyasla 5 sent daha pahalı olarak piyasaya sunulacak.
Batı Asya’da baz petrol fiyatı olarak Umman/Dubai ortalama ham petrol fiyatı kabul edildiğinden, İran hafif ham petrolünün Asya pazarındaki Nisan 2025 fiyatı, bu baz fiyatın 3.95 dolar üzerinde olacak.
OPEC+ Petrol Üretim Seviyelerine Bağlılık Gerekli
İran Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, cumartesi günü yapılan 59. OPEC Plus Ortak Bakanlar İzleme Komitesi (JMMC) video konferans toplantısında, dünyanın şu anda ticaret tarifelerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisi, tedarik zincirlerindeki değişiklikler ve jeopolitik gerilimler gibi birçok belirsizlikle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ancak yine de iyimserlik için bazı nedenler bulunduğunu belirtti.
Paknejad, OPEC+ kararlarının etkili bir şekilde denetlenmesi ve üzerinde anlaşmaya varılan üretim seviyelerine bağlı kalmanın, bu hassas dönemde hem petrol üreticileri ve tüketicileri hem de küresel ekonomi için son derece hayati olduğunu vurguladı.




