
Tesnim Haber Ajansının bildirdiğine göre, Hüccetülislam Muhsini Ejei, BRICS Üyesi Ülkelerin Yargı Başkanları Zirvesi’nde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Bugün her zamankinden daha fazla adalete ihtiyacımız var; seçici olmayan, hukukun üstünlüğünü siyasi mülahazalara kurban etmeyen ve milletlerin haklarını güçlerine göre ölçmeyen bir adalet. BRICS, en önemli ekonomik ve siyasi ittifaklardan biri olarak yeni dünya düzeninin şekillenmesinde giderek artan bir rol oynamaktadır. BRICS belgelerinde karşılıklı saygı, ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı, ihtilafların barışçıl çözümü ve Birleşmiş Milletler Şartı’na bağlılık defalarca vurgulanmıştır. Biz, hiçbir gücün kendisini hukukun üstünde görmediği bir düzen istiyoruz ve BRICS üyelerini hukukun yanında durmaya çağırıyoruz.”
Ejei sözlerine şöyle devam etti: “Bugünün dünyası, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin yanı sıra, bazı mütehakkim güçler tarafından ülkelerin egemenliğine yönelik ihlallerin genişlemesine, insan hakları ve insani hukukun ağır ihlallerine, yasa dışı ve zalimane tek taraflı yaptırımlara ve bağımsız milletlere yönelik artan baskılara tanıklık etmektedir. Hukuka uygunluk ve yasaya bağlılık, her toplumda düzenin, adaletin ve gelişmenin en önemli temellerindendir. Devletlerin ve uluslararası kuruluşların ilke ve yasalara bağlı kalması tek taraflılığı, zorbalığı ve aşırı istekleri engelleyebilir. Adil bir uluslararası sistem, ancak tüm ülkelerin güç, zenginlik ve nüfuzlarına bakılmaksızın eşit haklara sahip olması ve hiçbir gücün kendi iradesini ve çıkarlarını başkalarına dayatamaması ile mümkündür.”
Muhsini Ejei konuşmasını sürdürerek şu ifadeleri kaydetti: “İran halkı bağımsızlığı için yıllardır ağır bedeller ödemektedir. Geçtiğimiz yılda ve bu yılda İran İslam Cumhuriyeti, abd ve siyonist rejimin vahşi saldırganlığıyla karşı karşıya kaldı. Bu saldırılar ve tüm uluslararası standartlara aykırı yasa dışı savaş, sadece sınırlı bir askeri çatışma değildi. İlk günde, İran İslam Cumhuriyeti’nin aziz ve sevgili lideri ile aralarında Minab okulundaki 168 öğrencinin de bulunduğu çok sayıda mazlum halkımız şehit edildi. Bu, 40 gün süren bir savaşın sadece ilk günündeki suçların bir parçasıydı. Bunun yanı sıra hastaneler, eğitim ve kültür merkezleri ile yerleşim alanları dahil olmak üzere birçok altyapı hedef alındı; kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere çok sayıda sivil hayatını kaybetti.”
İran İslam Cumhuriyeti Yargı Erki Başkanı şunları vurguladı: “abd ve Kudüs’ü işgal eden rejimin bu eylemi savaş suçunun açık bir örneğidir; ancak ne yazık ki uluslararası kuruluşların bu suçlara karşı duyarsız kaldığına tanık oluyoruz.Yargı sistemlerimiz hukuki kurumlarımız, insanların temel haklarının ihlal edilmesine, sivillerin katledilmesine, halkların zorunlu göçe tabi tutulmasına, altyapıya verilen zararlara ve uluslararası suçların faillerinin cezasız kalmasına karşı duyarsız olmamalıdır.”
Ejei konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün bu ses İran’ın sesi olabilir, ancak yarın bu salonda bulunan ülkelerden herhangi birinin sesi olabilir. Nitekim geçmiş yıllarda Afganistan, Irak ve son olarak Venezuela, abd’nin canice ve yasa dışı askeri saldırısına uğramış, bu ülkelerde binlerce sivil hayatını kaybetmiştir. Eli kanlı ve çocuk katili siyonist rejim de Gazze ve Lübnan’a saldırarak kadınlar ve çocuklar dahil 73 binden fazla mazlum ve savunmasız insanı katletmiş, iki milyondan fazla insanı zorunlu göçe tabi tutmuştur.”
Ejei son olarak şunları söyledi: “Bu doğrultuda, değerli BRICS üyelerinden şu adımları ciddiyetle gündemlerine almalarını bekliyoruz: İlk olarak, İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlal edilmesini uluslararası standartlar, özellikle de Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca kınamaları ve mütecavizlerin yasa dışı eylemlerini önlemek için gerekli tedbirleri almaları; evrensel yargı yetkisi ilkesini uygulayarak, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik iki saldırgan savaş sırasında işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçların faillerini yargılamalarıdır.”




