
İran Devrim Muhafızları Ordusu, siyonist rejimin petrol rafinerilerini hedef alan devam eden misilleme operasyonu Gerçek Vaat 4’ün 65. dalgasını başlattı ve çok başlıklı “Nasrallah” balistik füzesini kullandı.
İran Devrim Muhafızları Perşembe günü yaptığı açıklamada, misilleme amaçlı yeni saldırı dalgasının, siyonist rejimin en büyük rafinerileri arasında yer alan Aşdod ve Hayfa petrol rafinerilerini hedef aldığını ve ilk kez Nasrallah balistik füze sisteminin kullanıldığını belirtti.
Nasrallah, daha önce bölgedeki abd askeri varlıklarına ve siyonist rejim işgali altındaki topraklardaki hedeflere karşı düzenlenen saldırılarda kullanılan Kadir füzelerinin geliştirilmiş ve güdümlü versiyonudur.
Açıklamada, 65. dalgada yerli üretim çeşitli uzun menzilli hassas füzelerin kullanıldığı belirtildi.
Devrim Muhafızları şu ana kadar son saldırılarında çok savaş başlıklı Kadir füzeleri, Hayber Şiken füzeleri, İmad füzeleri ve Hac Kasım füzeleri dahil olmak üzere çeşitli güçlü silahlar kullandı.
Açıklamaya göre, yeni misilleme saldırılarında Suudi Arabistan’daki El Harj Hava Üssü’ndeki abd askeri varlıklarını hedef almak için Kıyam ve Zülfükar orta menzilli füzeleri de kullanıldı. Bu üs, F-16 ve F-35 savaş uçaklarının yanı sıra AWACS gözetleme uçakları için ana lojistik ve yakıt ikmal merkezi konumunda bulunuyor.
Dahası, aynı füze, bölgedeki abd ordusunun karargahı, veri merkezi kontrolü ve iletişim merkezi olarak hizmet veren Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Fujairah Şeyh İsa’yı hedef aldı.
Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki El-Zafra üssünde bulunan ve İran’a yönelik saldırıda destek ve istihbarat rolü oynayan abd terörist ordusu güçleri de, Kıyam ve Zülfükar orta menzilli füzeleri ve çoklu savaş başlığı taşıyan Hayber Şiken uzun menzilli balistik füzesiyle hedef alındı.
İran Devrim Muhafızları’nın düşmanlarına karşı daha önceki başarılı misilleme operasyonlarının devamı niteliğindeki Gerçek Vaat 4 Operasyonu, Washington ve Tel Aviv’in İslam Cumhuriyeti’ni hedef alan son yasadışı saldırılarının hemen ardından geçen ayın sonlarında başladı.
İran Devrim Muhafızları, düşmanların “tamamen yenilgiye uğratılmasına” kadar misillemeyi sürdürme sözü verdi.
İbrani medyasından kaynaklar, İsrail işgali altındaki kuzey bölgelerinde, özellikle Hayfa, Kiryat, Karmel ve Golan Tepeleri’nde güçlü ve ardı ardına patlamalar duyulduğunu bildirdi. israil Başbakanı Benjamin Netanyahu, basın toplantısını güçlendirilmiş bir yeraltı sığınağında gerçekleştirdi.
İran’ın füze saldırısı, siyonist rejimin Ben Gurion Havalimanı’ndaki uçaklara ve altyapıya önemli hasar verdi.
İran Silahlı Kuvvetleri Merkez Komutanlığı sözcüsü yaptığı açıklamada, İran’ın misilleme eylemleri kapsamında tüm abd ve siyonist rejimin varlıklarının hedef alınacağını ve saldırının sorumluluğunu tamamen üstlendiğini vurguladı.
“Daha önce de belirttiğimiz gibi, tüm amerikan ve siyonist rejim altyapısını hedef alacağız ve bu operasyonun sorumluluğunu resmen kabul ediyoruz,” diye ekledi sözcü.
siyonist rejimin havacılık sektörüne verilen zarar sonucunda, havayolu endüstrisi benzeri görülmemiş bir aksama yaşadı.
Ben Gurion havaalanı yönetimi, uluslararası uçuş kapasitesinde %50’lik bir azalma duyurdu ve El Al dahil olmak üzere birçok havayolu şirketi uçuşlarını iptal etmek zorunda kaldı; El Al, 21 Mart ile 27 Mart tarihleri arasında planlanan tüm uçuşlarını durdurdu.
siyonist rejimin Channel 12 Haber kanalına göre, Israir havayolu şirketi de sözde ulaştırma bakanlığı tarafından getirilen yeni kısıtlamaları gerekçe göstererek, 31 Mart’a kadar tüm tarifeli uçuşlarını askıya aldı ve belirsiz bir süre için bilet satışını durdurdu.
Havayolu şirketi ayrıca kalan uçuşlarda sınırlı kapasite olduğunu ancak bazı yolcuları ağırlamaya çalışacaklarını da belirtti.
Bu saldırı, İran’daki yakıt depolarını hedef alan bombalama kampanyasından sadece birkaç gün sonra gerçekleşti.
siyonist rejimin işgali altındaki topraklarda saldırı, yaygın bir paniğe yol açtı; yerleşimcilerin işgal altındaki topraklardan kaçmaya çalışması nedeniyle havaalanlarında, bilet gişelerinde ve hatta sınır geçiş noktalarında uzun kuyruklar oluştuğu bildirildi.
Daha fazla füze saldırısı endişesi, özellikle uçuş kapasitesinin %50 oranında azaltılacağı duyurusunun ardından, ek saldırılar durumunda mahsur kalma korkusuna yol açtı.




