
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, abd’nin Tahran’a yönelik son yaptırımlarının, İran halkının yabancı destekli komplolar karşısında vatanına sahip çıkmasının bir sonucu olarak İran milletinden alınmak istenen bir “intikam biçimi” olduğunu söyledi.
Bekayi bu açıklamayı, abd başkanı Donald Trump’ın 12 Ocak’ta İran’la ticaret yapan ülkelerin, abd ile olan ticaretlerine yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını söylemesinin ardından yaptı.
Trump’ın gümrük vergisi tehdidi, yetkililerin abd ve siyonist rejim destekli unsurlar tarafından körüklendiğini söylediği son isyanların ardından İran genelinde yeniden sükûnetin sağlandığı bir dönemde geldi.
Bekayi, “İran halkı 75 yılı aşkın bir süredir, çeşitli bahanelerle abd ve bazı müttefikleri tarafından dayatılan baskıcı ve yasa dışı ekonomik yaptırımlar ve baskılar altında bulunuyor,” dedi.
“Bu durum, abd’deki politika oluşturma ve siyasi karar alma sisteminde İran’ın toprak bütünlüğüne karşı kökleşmiş bir husumetin varlığını yansıtmaktadır,” diye ekledi.
Yaptırımların, uluslararası ticareti düzenleyenler de dâhil olmak üzere BM Şartı ve uluslararası hukukun temel ilke ve kurallarıyla çeliştiğine dikkat çeken sözcü, “abd’nin ekonomik yaptırımları, her bir İran vatandaşının temel haklarını ihlal ederek insanlığa karşı suç teşkil etmektedir,” dedi.
Bekayi, yaptırımları uygulayanların “bu suçların sonuçları ve yansımaları nedeniyle hesap vermesi gerektiğini” söyledi.
abd’nin tek taraflı zorlayıcı tedbirlerinin uluslararası ticaret sistemi üzerindeki “tehlikeli etkileri” konusunda uyarıda bulunan Bekayi, Birleşmiş Milletler ve Sekretaryası dâhil ilgili kurumları, uluslararası düzeyde hukukun üstünlüğünü koruma görevlerini yerine getirmeye çağırdı.
İran milletinin, baskıcı saldırılar ve baskılarla mücadelede sahip olduğu kapasite ve deneyim sayesinde ilerleme ve kalkınma yolunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğini vurguladı.
Aralık ayının sonlarında barışçıl protestolar olarak başlayan olaylar, zamanla şiddete dönüştü; isyancılar İran genelindeki şehirlerde yağma yaptı, güvenlik güçlerini öldürdü ve kamu mallarına saldırdı.
İranlı yetkililer, isyanlar ve terör eylemlerini abd ve siyonist rejimle ilişkilendirirken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan silahlı isyancıların abd ve siyonist rejim istihbarat servisleri tarafından eğitildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Aref ise, son isyanların Haziran 2025’teki 12 günlük savaşın ardından İsrail rejiminin İran milletine karşı yürüttüğü savaşın ikinci aşaması olduğunu ifade etti.
12 Ocak’ta İran’ın farklı kesimlerinden insanlar, yabancı destekli isyanları kınamak ve İslam Cumhuriyeti’ne olan sarsılmaz desteklerini göstermek amacıyla ülke genelinde düzenlenen mitinglere katıldı.
Yetkililer, bu kitlesel gösterileri, düşmanın paralı askerler ve teröristler aracılığıyla kaos ve bölünme yaratma planları karşısında birlik ve dayanışmanın bir göstergesi olarak nitelendirdi.




