
İran İslam Cumhuriyeti Atom Enerjisi Kurumu Başkanı, İran’ın nükleer sanayisinin yaptırımlar, suikastlar ve bombardımanlara rağmen ayakta kaldığını ve ileriye doğru yoluna devam ettiğini söyledi.
Parstoday’nin haberine göre, İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, perşembe günü İsfahan Tıp Bilimleri Üniversitesi’nde Şehit Nükleer Bilim İnsanları Yara Tedavi Kliniği’nin ayakta ve yataklı bölümlerinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, bu kurumun en üst düzey kapasite ve imkânlarının ülkenin sağlık, tedavi ve tıp hizmetlerinin emrinde olduğunu vurguladı. İslami, onlarca yıl süren yaptırımlar, endüstriyel sabotajlar, bilim insanlarına yönelik suikastlar ve hatta nükleer tesislere yönelik doğrudan bombardımanlara rağmen İran’ın nükleer sanayisinin yalnızca durmadığını değil, bugün bilgi sınırlarında öncü ve etkin bir sektör olarak halk sağlığının geliştirilmesine hizmet ettiğini ifade etti.
İslami, nükleer tıbbın temelinin uranyum zenginleştirme sanayisi olduğunu belirterek şunları söyledi: Zenginleştirme olmadan yakıt üretimi, ışınlama ve izotop ayırma mümkün değildir. Buna rağmen düşmanlar açıkça İran’ın zenginleştirme hakkına sahip olmaması gerektiğini dile getirmektedir. İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı, egemen güçlerin, ülkenin öncü ve güç üretici sektörlerinden biri olan İran nükleer sanayisinin oluşmasını engellemek için tüm araç ve yöntemleri kullandıklarını, ancak bunda başarılı olamadıklarını söyledi.
İslami, bu teknolojilere yönelik yaptırımların ideolojik nedenlerden değil; İran’ın hassas bir jeopolitik konuma, değerli kaynaklara, yetenekli insan gücüne ve etkileyici bir ideolojiye sahip bir ülke olmasından kaynaklandığını vurguladı. İslami’ye göre, onların resmî belgelerinde açıkça bu milletin ileri teknolojilerle donatılmaması gerektiği, aksi hâlde kontrol altına alınamayacağı ifade edilmektedir.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı, siyonist rejim yetkililerinin açıklamalarına da değinerek, bu rejimin başbakanı Benyamin Netanyahu’nun, tüm araçların kullanılmasına rağmen İran’ı durduramadıklarını defalarca itiraf ettiğini ve konuşmalarında “Pers İmparatorluğu’nun yeniden dirilişi”nden söz ettiğini aktardı. İslami, İran’ın bir imparatorluk peşinde olmadığını, aksine güç üreten ve otorite kazandıran bir ilerleme hedeflediğini söyledi.
İslami sözlerini şöyle sürdürdü: Endüstriyel sabotajların ardından düşmanlar casusluk, sızma, bilim insanlarına yönelik suikastlar ve nihayetinde nükleer tesislerin bombalanması ve füze saldırılarına yöneldi. Dünyanın en güçlü bombaları kullanılarak ve 22 yıllık askerî tatbikatların ardından İran’ın nükleer tesisleri hedef alındı; ancak buna rağmen bu sanayi öncü ve aktif bir şekilde varlığını sürdürmektedir.




