Batı AsyaDünya

Abdulmelik El-Husi: Siyonist Düşmanla Barış Diye Bir Seçenek Yok

Ensarullah Hareketi Lideri: İsrail ve ABD, Gazze’de vahşi katliamlar yapıyor – İslam ümmeti bu saldırılara karşı uyanık olmalı

Yemen Ensarullah Hareketi lideri, Gazze savaşındaki son gelişmelere ilişkin yaptığı konuşmada, Siyonist rejim ile ABD’yi Filistin halkına karşı vahşi suçlar ve soykırım yapmakla suçladı ve İslam ümmetini bu saldırılara karşı uyanık olmaya çağırdı.

İSNA’nın haberine göre, Yemen Ensarullah Hareketi lideri Seyyid Abdulmelik Bedreddin el-Husi, haftalık konuşmasında bölgedeki son gelişmelere ve Siyonist rejimin Gazze Şeridi’ne yönelik devam eden saldırılarına değinerek, “Yahudi Siyonist düşman, son 21 ay boyunca İslam ümmetinin gözleri önünde, Gazze’de Filistin halkına yönelik sistematik bir soykırımı açık şekilde sürdürmektedir.” dedi.

El-Mesira kanalının aktardığına göre, Husi, İsrail rejiminin Filistinli mülteci kampları ve merkezlerine yönelik hava ve topçu saldırılarına dikkat çekerek, “İsrail düşmanı, akıl almaz bir vahşilikle, savunmasız halkın sığındığı okul, barınak ve yerleri hedef alıyor.” dedi.

Ensarullah lideri bu suçları şiddetle kınayarak şunları söyledi: “Bu Siyonistler ve onların Amerikan yandaşları, eğer yalnızca vahşi hayvanlar ya da kuduz köpekler olsaydı bile, şimdiye kadar Gazze’de insanların etini parçalamaktan yorulmuş olurlardı.”

Husi, dünyadaki bu sessizliğin ve ABD’nin Tel Aviv’e verdiği sürekli desteğin, suçları daha da teşvik ettiğini belirterek, bu vahşetlerin durdurulması için Müslüman halkların sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

Siyonist düşman, Batı’nın İslam ümmetine hâkim olma planlarının uygulayıcısıdır

Husi, Siyonist düşmanın silahlı bir çete olarak kuruluşundan itibaren Batı desteğiyle İslam coğrafyasında bir “görevli” olarak var edildiğini, bu görevin de işgal, tahakküm ve ümmete hakaret dayatmak olduğunu söyledi.

Siyonist rejimin doğasının temelden saldırgan ve yıkıcı olduğunu vurgulayan Husi, bu yapının küresel Siyonizm projesinin bir parçası olduğunu ve İslam ümmeti için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

Uluslararası kurumları da eleştiren Husi, “Siyonist rejimin Filistin halkına karşı benzeri görülmemiş açık vahşeti, bu kurumların mazlum halklar için bir dayanak olamayacağını ispatlamıştır. Filistin’in bir asırdan fazla süredir işgal altında olmasına rağmen bu kurumlardan halklara bir fayda gelmemiştir. Bu kurumlara güvenmek ölümcül bir hatadır.” dedi.

Bazı İslam ülkelerinin sessizliği ve diğer bazılarının düşmanla iş birliği içinde olmasını da eleştiren Husi, “İslam ümmetinin önemli bir kesimi ya kayıtsız durumda ya da düşmanla iş birliği içinde. Bu da onların değer çöküşünün ve sorumluluk bilincinin zayıflığının göstergesidir.” dedi.

Husi ayrıca, Siyonistlerin İslam Peygamberi’ne (s.a.v.) ve kutsal değerlere yönelik hakaretlerinin, çok çirkin ve provoke edici suçlar olduğunu belirterek, bunların İslam ümmetinden sert bir tepki gerektirdiğini söyledi.

“Siyonist askerler korkudan zırhlı araçlarında titriyor”

Seyyid Abdulmelik el-Husi, Filistin direnişçileriyle karşı karşıya gelen Siyonist askerlerin korkudan zırhlı araçların içinde bile titrediğini ve saklandığını belirtti.

İsrail askerlerini “korkak” olarak tanımlayan Husi, savaş sahasındaki görüntülerin bu gerçeği açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

İşgalci rejimin Gazze’nin altyapısını kasıtlı olarak tahrip ettiğine dikkat çeken Husi, İsrail’in kalan evleri yıkmak için müteahhitlere para verdiğini, ev başına yaklaşık 1500 dolar ödediğini aktardı.

“İsrail ve ABD, un çuvallarına uyuşturucu saklıyor”

Husi, düşmanın en tehlikeli suçlarından birinin, İsrail ve ABD’nin tasarladığı ölüm tuzakları olduğunu belirterek, bu yolla insani yardımlar üzerinden Filistinlilere tuzak kurduklarını söyledi.

“İnsanlar un ve gıda yardımı almak için bu bölgelere gidiyor, ama dönüş yolunda saldırıya uğruyorlar. Dağıtılan un çuvallarının bazılarına, ABD iş birliğiyle uyuşturucu yerleştiriliyor.” dedi.

Bu planın İslam ülkelerinin toplumu ve ekonomisine zarar vermeyi amaçlayan daha büyük bir projenin parçası olduğunu vurguladı.

Ayrıca, ABD’nin Gazze’deki suçları desteklemek amacıyla İsrail’e binlerce bomba ve 900 kiloluk güdümlü bomba setleri gönderdiğini, yeni bir büyük silah anlaşmasının da imzalandığını duyurdu.

Gazze’deki sağlık sisteminin “felaket boyutunda” olduğunu söyleyen Husi, kuzey Gazze’nin ya tamamen yıkıldığı ya da kuşatıldığı için hastane hizmetlerinden tamamen yoksun kaldığını ifade etti.

“Siyonistlerin tehdidi Mekke ve Medine’ye kadar uzanır”

Konuşmasında Siyonist rejimin işgal altındaki Kudüs ve Batı Şeria’daki ihlallerine de değinen Husi, Siyonistlerin Mescid-i Aksa’ya günlük baskınlarını bu kutsal mekânı yıkmak ve yerine “Süleyman Mabedi”ni inşa etmek için yürüttüğü aşamalı bir planın parçası olarak nitelendirdi.

Rejimin bu niyetini açıkça dile getirdiğini ve bazı İslam ülkelerinin sessizliğinin bu tehdidi daha da büyüttüğünü belirten Husi, “Tehdit sadece Mescid-i Aksa ile sınırlı değil; Mekke, Medine ve diğer kutsal yerler de Siyonist planların hedefindedir.” dedi.

ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın İsrail’e sadece silah değil, sivil halka saldırmak için eğitilmiş köpekler de gönderdiğini açıkladı.

Husi, Batı Şeria’nın çeşitli bölgelerinde, özellikle Cenin, Tulkerem ve Nur Şems’teki büyük yıkıma dikkat çekerek, 40 binden fazla Filistinlinin evlerinden zorla çıkarıldığını belirtti.

Siyonist rejimin Batı Şeria’daki coğrafyayı bölmek ve tam hâkimiyet kurmak amacıyla yerleşim yerleri kurduğunu ve bariyerler, duvarlar inşa ettiğini söyledi.

“Direniş 21 aydır çıplak elle savaşıyor”

Filistin direnişinin direncine övgüde bulunan Husi, “Arap orduları altı günlük savaşta yenildi, ancak Filistinli mücahitler 21 aydan uzun süredir çıplak elleriyle direniyorlar. Eğer bu savaşçılar Arap ordularının silahlarına sahip olsaydı, savaşın seyri tamamen değişirdi.” dedi.

“İsrail, bölgeyi tamamen ele geçirmeyi hedefliyor”

Ensarullah lideri, Siyonist rejim ile Batılı destekçilerinin bölgeyi kontrol altına almak için örgütlü bir plan yürüttüğünü ve tüm İslam ülkelerinin buna karşı ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.

İsrail’in Lübnan topraklarına tekrar tekrar saldırıda bulunduğunu ve şimdiye dek 3700’den fazla ihlal kaydedildiğini bildirdi.

Suriye’deki gelişmelere de değinen Husi, İsrail’in Suriye, Ürdün ve işgal altındaki Filistin’in kesişim noktasına doğru ciddi bir direnişle karşılaşmadan ilerlediğini ve bunun Tel Aviv’in iştahını gösterdiğini belirtti.

İrlanda’da, Siyonist yerleşimlerden ürün ithalatını yasaklayan yasanın olumlu bir adım olduğunu söyleyen Husi, tüm İslam ülkelerinin İsrail’e karşı siyasi ve ekonomik boykot uygulaması gerektiğini belirtti.

Ensarullah’ın füze ve İHA birliklerinin geçen hafta Yafa, Beerşeba, Askalan ve Ummanraşraş’ta (Eilat) İsrail hedeflerine 10 başarılı operasyon düzenlediğini açıkladı.

İsrail’in Kızıldeniz, Bab’ül Mendeb ve Aden Körfezi’ndeki deniz ablukasının hâlâ devam ettiğini ve başarılı olduğunu vurguladı.

ABD-İsrail ortak planı olan “Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme” projesinin sürdüğünü söyleyen Husi, bu planın amacının Müslümanların özgürlüğünü ve onurunu yok etmek ve İsrail’in bölgeye hâkimiyetini sağlamak olduğunu belirtti.

“İran, İsrail’e karşı caydırıcılıkta başarılı bir örnektir”

Ensarullah lideri, Arap ve İslam halklarının Siyonist rejime karşı ayakta durması gerektiğini, İran’ın askeri tepkisinin etkili bir caydırıcılık modeli olduğunu belirtti.

Bazı Arap ülkelerinin düşmana karşı pasif kaldığını eleştiren Husi, “Arap ümmeti çok büyük bir güçtür. Onu, bu şeytani Siyonist düşmana karşı zillete, teslimiyete ve köleliğe ne zorladı?” diye sordu.

İran’ın son saldırılara karşı verdiği kararlı tepkinin, ilahi rehberlik temelinde doğru hazırlık ve aktif güç kullanımının olumlu sonucunu gösterdiğini belirtti.

Bu duruşun, düşmanı saldırıyı durdurmaya mecbur bıraktığını ve gerçek bir caydırıcılık denklemi oluşturduğunu vurguladı.

Husi, İran’ın kararlı tutumunun, teslimiyetten kaçınmasının ve etkili yanıt vermesinin, düşmanın ABD ve Batı desteğine rağmen başarısız olmasına yol açtığını söyledi.

Gazze’deki Filistin direnişine de övgüde bulunan Husi, “Siyonist rejim askeri üstünlüğe rağmen mücahitlere karşı başarısızdır. Sivillere yönelik saldırılar zafer değil, savaş alanındaki başarısızlığın göstergesidir.” dedi.

Seyyid Abdulmelik el-Husi, İslam ümmetini düşmanlara karşı uyanık olmaya ve ortak hareket etmeye çağırdı. Onurlu, kararlı ve bağımsız bir duruşla ümmetin izzet ve güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı.

İsrail ve destekçileri, İslam ümmetini iki seçenekle karşı karşıya bırakıyor: ya zillet ve teslimiyet, ya da direniş ve mücadele.

Siyonist işgal rejimiyle barışın söz konusu olamayacağını ifade eden Husi, “Barış” adı altında dile getirilen şeyin aslında teslimiyet olduğunu söyledi.

Son olarak Yemen’e yönelik tehditlere de değinen Husi, düşmanın bu haftaki saldırı ve tehditlerinin kendilerini yıldırmayacağını, aksine direnişlerini daha da güçlendirdiğini belirtti.

İsrail’in daha önce Yemen’e karşı beş saldırı düzenlediğini, toplamda 107 hava ve deniz saldırısı gerçekleştirdiğini; ancak bu saldırıların Ensarullah’ın tutumunu değiştirmediğini ve kararlılıklarını artırdığını söyledi.

ABD’nin ikinci gerilim dalgasında gerçekleştirdiği 1700’den fazla hava ve deniz saldırısının da kendilerini tutumlarından vazgeçiremediğini vurguladı.

Husi, İsrail düşmanına karşı her türlü saldırıya karşı duracaklarını, adaletli davalarına olan güvenle yola devam edeceklerini belirtti.

Konuşmasının sonunda, Yemen halkını başkent Sana ve diğer illerde yapılacak olan yarınki milyonluk gösterilere katılmaya davet etti.

İlgili Makaleler