Batı AsyaDünya

Hasan İzzeddin: siyonistlerin Dahiye’ye Saldırısı Tüm Lübnan’a Yönelik Bir Saldırıdır

Lübnan Parlamentosu’ndaki Direnişe Sadakat Bloğu’nun üst düzey üyesi Hasan İzzeddin, dün gece ülkenin gelişmeleri ve siyonist rejimin devam eden saldırılarıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Biz, suçlarında asker ile sivili birbirinden ayırmayan, sivil altyapıyı yok eden ve kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dâhil masum vatandaşları suikaste uğratan bu suç makinesi düşmanın gerçek mahiyetini çok iyi biliyoruz.” söylediğini aktardı.

Hasan İzzeddin, bir anma töreninde yaptığı konuşmada, “Tüm bunları bizzat yaşadık ve herkes bu siyonist vahşeti kendi gözleriyle gördü; özellikle de Gazze’de yaşanan gelişmelerden sonra. Bu, insanlık için utanç verici bir gerçektir.” ifadesini kullandı.

Sözlerine şöyle devam etti: “siyonist düşman, hiçbir sınır tanımadan ve uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşları da dâhil olmak üzere gözlerini kapatmış şekilde sessiz kalırken, insanlara sayı ve rakam muamelesi yapmakta ve onlara karşı hiçbir suç işlemekten çekinmemektedir.”

Hizbullah temsilcisi, siyonist düşmanın Beyrut’un güney banliyösü Dahiye’ye yönelik son terörist ve suç niteliğindeki saldırısında Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından Seyyid Heysem Ali Tabatabai (Ebu Ali)’nin şehit edilmesine değinerek şöyle ifade etti: “Yaşananlar tam anlamıyla bir saldırı ve bir cinayetti ve bu saldırı sadece Hizbullah’ı, direnişin liderliğini ve komutasını değil, tüm Lübnan’ı hedef aldı; çünkü Lübnanlı vatandaşlar da bu düşman saldırısının hedefi oldular.”

Hasan İzzeddin şöyle devam etti: “siyonist düşmanın saldırısına uğrayan Lübnanlı vatandaşların bir devleti vardır ve bu devlet onları korumakla yükümlüdür. Herkes, siyonist rejimin amerika’nın izni ve koordinasyonu olmaksızın hiçbir adım atmadığını bilir. Gerçekte amerikalılar bu rejime hareket serbestisi tanımakta ve onun gündemini belirlemektedir.”

Söz konusu Hizbullah temsilcisi, “Eğer düşman, Lübnan’ın direniş karşısındaki gücünü ortadan kaldırabilirse, ülkemize saldıracaktır. Bu saldırı, işgalci rejimin başbakanı Benyamin Netanyahu tarafından ilan edilen ve onun karanlık planlarını açığa çıkaran sözde büyük israil projesinin bir parçasıdır.” açıklamada bulundu.

İzzeddin, “Lübnan İslami Direnişi, 2000 yılında siyonist işgalcileri rezil bir şekilde Lübnan’dan çıkarıp planlarını boşa çıkardıktan ve 2006 yılında da sözde büyük israil projesini başarısızlığa uğrattıktan sonra, siyonistler o günden bu yana fırsat buldukça Lübnan’dan intikam almaya çalışmaktadır.” diye sözlerine ekledi.

O, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Son çatışmada birçok liderimizi, komutanımızı ve savaşçımızı kaybettik; fakat yenilgiye uğramadık ve asla teslim olmayacağız. Bugün hiç kimse bizi hafife alamaz ve biz buna hiç kimseye izin vermeyiz.”

Hizbullah temsilcisi şöyle konuştu: “Biz Lübnan’da gerçek bir milletin, adil ve güçlü bir devletin inşasının temel taşını oluşturuyoruz; halkını ve ülkesini koruma gücüne sahip bir devlet. Düşmanın bugün Lübnan’a uyguladığı baskılar, önceki yenilgilerini telafi etmeye ve son kara savaşında beş askeri tümeniyle elde edemediği şeyi kazanmaya yöneliktir.”

İzzeddin sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaşçılarımız, düşmanla öyle bir şekilde savaştı ki tarih bunu altın harflerle yazmalıdır. Bu süreçte amerika, siyonistlere bir kazanım sağlayabilmek için, askeri girişimlerin başarısız olmasının ardından siyasi, ekonomik ve mali baskılara başvurdu. Bu baskılar tüm Lübnanlıları etkilemekte ve amacımızı teslim almaya yöneliktir.”

Bu direniş temsilcisi sözlerinin sonunda, “Şehit Tabatabai’nin mensup olduğu direniş, düşmanın tüm planlarını boşa çıkarmış ve büyük acılar çekmesine rağmen dimdik ayakta kalmıştır. Bu büyük şehitlerin yolu, Hizbullah liderliğinin, savaşçılarının ve hepimizin omuzlarında bir emanettir ve hepimiz onların yolunu sürdürmekle yükümlüyüz.” açıklamasını aktardı.

İlgili Makaleler